Mikro Ekonomi Analizinde Karar Birimleri


Mikro Ekonomi analizinde Tüketici ve Üretici şeklinde iki karar birimi vardır ve şu özelliklere sahip oldukları varsayılır:

  1. Karar biriminin ulusu, dini, yaşı, cinsiyeti, kültür seviyesi, gelenek ve alışkanlıkları, yaşadığı yer ve zaman belirtilmeden tüketici olarak bütün ilkeleri; üretici olarak da bütün üreticileri temsil eden soyut, evrensel bir karar birimidir.
  2. Karar birimi, RASYONELLİK özelliğine sahiptir. Bunun anlamı; karar biriminin ister üretici ister tüketici olsun en iyi (optimum) kararı verme eğilimine sahip olmasıdır. RASYONEL KARAR VERME üç şekilde ortaya çıkar:  1) En az (minimum) fedakarlıkla en fazla (maksmum) faydayı sağlamak; 2) Belli bir fedakarlık karşılığında en fazla faydayı sağlamak ( fedakarlık veri iken fayda maksimizasyonu); 3) Belli bir faydayı en düşük fedakarlıkla sağlamak (fayda veri iken fedakarlığın minimizasyonu).
  3. Karar birimi kararını hiç bir kişi veya kurumun müdahalesi olmaksızın özgürce verebilmekte ve uygulayabilmektedir.

Tüketici ve üretici için zaman ve yer ayırımı yapılmadan, varlığı kabul edilen bu evrensel kimlik ve özellikler, HOMO ECONOMİCUS diye isimlendirilen bir insan modelini tanımlar. Bu insan ister tüketici, ister üretici veya çoğunlukla olduğu gibi hem üretici hem tüketici olsun, ekonomik çıkarlarını her şeyin üstünde tutan ve yalnızca bu çıkarlar doğrultusunda karar veren ve davranan bir karar birimidir. İşte micro ekonomik analiz, bu kimlik ve özelliklere sahip homo economicus’ un tüketici veya üretici olması durumunda ekonomik kararları nasıl verdiğini ve bunu nasıl uyguladığını inceleyen bir ekonomi bilim dalı olmaktadır.

  1. ve özellikle 19. yüzyıllarda bağımsız bir bilim dalı olarak Batı Avrupa’ da gelişmeye başlayan ekonomi biliminde, öncelikle İngiltere’ nin (o zaman için Büyük Britanya İmparatorluğu) karşılaştığı ekonomik sorunlara eğilen düşünürlerin etkisi ile daha çok İngilizce diline dayalı bir terminoloji kullanılmıştır. Ekonomi bilimi ihtiyaç-kaynak dengesizliğine çare ararken bir bilim olarak gelişme döneminin gerekliliklerinin yanı sıra 19. yüzyılda yaşanan büyük işsizlik, büyük göçler, aşırı üretim, sosyal ve siyasi örgütlenme sürecinin hazırlanması ve hammadde -Pazar mücadelesinin sömürgecilikle yürütülmesi gibi, ulusal ve uluslar arası seviyede karşılaşılan büyük boyutlu sorunlarında etkisiyle birlikte önce makro bir çerçevede gelişmeye başlamıştır. 20. yüzyılın başlarında bilimsel yönetim tartışmalarının ve soyut açıklamaların daha da yoğunlaşması, ekonomi bilimini de etkileyerek, ekonomi sorunun bir birim (ünite) düzeyinde soyut modeller çerçevesinde ele alınmasına yol açmıştır. Aynı dönemde bireycilik ve kökleri Riönesans’ a kadar uzanan özgür düşünce ve karar verme akımları da ekonomi bilimini etkilemiştir. Böylece temel ekonomi sorunun doktrinler desenli makro tartışmaların dışında az çok belirgin FELSEFİ ve İDEOLOJİK temellere kavuşmuş iki sistemden biri olan liberal iktisadi sisteme dayalı, soyut mikro analizler çerçevesinde incelenmesi dönemi başlamıştır. Bu dönem 1930 lu yıllara kadar devam etmiştir.

Kısaca, mikro ekonomi, ihtiyaç-kaynak dengesizliği dediğimiz temel ekonomik sorunu evrensel kimlik ve özelliklere sahip oldukları varsayılan en küçük (mikro) birimler ve kısaca piyasa olarak ifade edilen soyut örgütlenmeler boyutunda ve daha çok pozitif ekonomi mantığı ile incelerken, normatif ilkeler içerebilen makro ekonomi analize yöntem ve araçlar temin eden deneysel veya soyut bir düşünce alanı kimliği kazanmıştır.

images (1).jpg

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s