Kalitenin Felsefesi mi olur muş?


2008 yılından bu yana aktif olarak firmalara danışmanlık, denetçilik yapmış,eğitimler vermiş, 2014-2015 döneminde firma içinde kadrolu olarak sistem sorumlusu ve/veya yönetim temsilcisi olarak görev yapmış biri olarak; her firmada sistem kurulumuna olan dirençleri ve durum analizlerini muhakkak not almışımdır. Genel olarak en belirgin direnç kategorileri şu şekildedir:

  1. Biz Aile şirketiyiz Ece hanım siz burayı kurumsal bir yapı mı sandınız? (buradan çıkan sonuç sadece müşterim yüzünden alıyorum belgeyi uzatmayın, yazın ama her şeye karışıp işleyip işlemediğini kontrol etmeyin-Unutmayın bugün YKM kumaş satan bir dükkan Migros bir bakkaldı hiç bir ilerleme aşamasında aile şirketi mantığı gütmediler).
  2. Bu kadar işimizin arasında bir de bu formlarla ve kayıtlarla mı uğraşalım.
  3. Biz yıllardır bu işi yapıyoruz. Siz sektörü bilmezsiniz.
  4. Kalite Felsefesi mi? Şaka mı ediyorsunuz. Felsefe ne demek kalite ne demek ne alakası olabilir ki?
  5. Hizmet Sektörü: Sizin kalite geliştirme teknikleriniz üretim için hizmete uymaz.
  6. Üretim Sektörü: Biz üretim yapıyoruz hizmet değil. bunlar eğlenceli ama boş işler.
  7. Düzeltici faaliyetleri ne kadar anlatırsanız anlatın ki bu konuda en ılımlı ve sabırlı kalite sistem uzmanı olduğumu iddia bile edebilirim-hala hata yakalama olarak görüp her şeyin üstünü kapamaya çalışan ve üst yönetimi dedikodu savaşlarıyla karıştırıp işin içinden sıyrılan personeller, orta yönetim.
  8. “Truf ” Savaşları.
  9. Rahatının bozulmasından, otoritesinin sarsılmasından ve şeffaflıktan korkan üretim müdürleri, operasyon müdürleri, Genel müdür yardımcıları, vb şirket sahibi haricindeki üst yönetim kadrosu.

Sanırım bunca zamandır gerçekten isteyerek uygulamak isteyen bir iki yer görme şansım olmasına rağmen buralarda da genellikle Üst yönetimdeki karşıtlık ve karmaşa ile eğitimsiz ve niteliksiz personel neticesi yukarıda yer alan dirençler farklı boyutlarla yaşanmaktadır.  Evet o meşhur söz: Ölçemediğinizi yönetemezsiniz…Kesinlikle doğru sadece yönettiğinizi sanırsınız.

Personellerle ilgili kararlarda bile duygusal ve reaktif davranan her şirket sahibine ve/veya üst yönetime teklifim performans ve kişilik envanteri olmuş ancak o gün içerisinde mevcut ve çarpık durum onlarında çıkarlarına hizmet ettiği için kabul görmemiştir.

Her firmaya özgü bir sistem kurulmasına rağmen büyük bir cesaretle bize uygun değil demeleri ayrı bir komikliktir. Deming in 1951 de ABD savunma bakanlığında görev yaparken Japon ve Amerikalılara verdiği seminerde Amerikalılar bizim bugün sergilediğimiz tutumu sergilemiş ve Japonlarda uygulamaya başlamışlardır. Sonuç ortada. Ama yine de geri kalmışlıktan memnun bir ülkeyiz ki hala direniyoruz ne yazık ki.

Çoğu yönetim toplantısında bunu söylediğimde ;ama Amerika dünyayı yönetiyor yorumu da gelmiştir. Buradaki cevabın yorumunu sizlere bırakıyorum.Belki haklı diyeceksiniz. O zaman sizde yönetim işinin toplumları veya çalışan personeli uyutarak yapılacağına inanıyorsunuzdur ve  gelişimi sürekli iyileştirmeyi takdiri benimsemiyorsunuzdur.

Siz moda diye ya da müşteriniz istiyor diye belge alma odaklı yaklaşımınıza devam ediniz. Kapasitenizi arttırmak istediğinizde veya personeliniz tarafından aldatıldığınızda sistemin ve bilgi arşivinin ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz.Bir gün sistemsel ve nitelikli bilgi kazanacak ve o zaman  kaybedilenler ortaya dökülecektir.

Yorumunuz var mı?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.